27.07.2022  |  Bilimsel Makaleler  |  0 comment

Hidroflorik Asit Sıçramalarında İlk Yardım

Hidrofilorik Asit Nedir?

Kimyasal formülü HF olan Hidroflorik Asit suda çözülmüş Hidrojen Florür’dür. Ticari olarak Kalsiyum Florür (CaF2) ve Sülfürik Asit’ten (H2SO4) üretilir. Hidroflorik Asit, cam dahil pek çok malzeme ile tepkimeye girdiği için polietilen ya da florokarbon plastik, kurşun ya da platinden yapılmış kaplarda saklanması gereken aşındırıcı ve renksiz bir asidik çözeltidir.

Hidroflorik Asit zayıf bir asittir. Bir asidin zayıf olması yoğunluğundan bağımsız bir özelliktir ve H-F bağlarının ne kadar kolay ayrıştığını anlatan bir ifadedir. Zayıf bir asidin pekâla derişik (konsantre) bir çözeltisi olabilir.

Hidrofilorik Asit Nerelerde Kullanılır?

Hidroflorik Asit, Teflon ve PTFE gibi florür içeren çoğu malzemenin yanı sıra soğutucular ve ecza ürünlerinin yapımında kullanılır. Reaktivite özelliği bu asidi, metalleri aşındırmak ya da kimyasal olarak öğütmek için ideal kılar ve ayrıca petrol rafineri sanayinde yaygın bir şekilde kullanılır. Lityum iyon akülerde Lityum Hekzaflorofosfat elektrotlar kullanıldığı için bu akülerle meydana gelecek sızıntı vs. gibi durumlarda HF’ye maruz kalma riski söz konusudur.

Hidrofilorik Asit Neden Tehlikelidir?

HF aşındırıcı olmanın yanı sıra toksiktir. Tüm asitlerde olduğu gibi H+ iyonu doku proteinleri ile tepkimeye girdiği için kimyasal lezyonlara sebep olur. HF’nin yüksek derişimlerinde bu lezyonlar daha belirgindir. HF’nin toksisitesi Florür iyonlarından (F-) kaynaklıdır. HF aynı zamanda ayrışmamış bir formda dokulara nüfuz edebilir ve toksik florür iyonları daha sonra açığa çıkabilir.

Florür iyonları vücut hücrelerimizdeki kalsiyum ve magnezyumu çeker ve bu iyonları kolaylıkla şelatlaştırıp acı verici lokal bir dengesizlik yaratır. Şelatlaşan Ca+2 ve Mg+2 alışılmış vücut dengesi içinde iş göremez. Kalsiyumun şelatlaşması hipokalsemiye yani kandaki kalsiyum oranının 8,5 mg'ın altına düşmesine neden olur, bu durum da kalp aritmilerine ve kalp durmasına yol açabilir.

HF’nin insan bedenine vereceği hasar asidin konsantrasyonu ve dokulara temas süresine bağlı olarak artar:

  • Susuz Hidroflorik Asit vücut yüzey alanının sadece %1’ine temas ettiğinde öldürücü olabilir.
  • %20’nin altında bir yoğunluktaki HF vücut yüzey alanının %20’sinden fazlasını etkilemişse ölümcül sonuçlar yaratabilir.
  • Düşük konsantrasyonlu mesela %5 yoğunluktaki HF solunduğunda ya da yutulduğunda hayati tehlike söz konusudur.

Hidroflorik Asit Sıçramalarında İlk Yardım Nasıl Yapılmalıdır?

Tüm kimyasal sıçralamalarında olduğu gibi Hidroflorik Asit sıçramalarına ne kadar hızlı müdahale edilirse hasar o kadar az, hatta bazen hayat kurtarıcı olacaktır. Asit sıçradığı yüzeyden ne kadar hızlı uzaklaştırılırsa dokulara nüfuzu da o oranda azalacaktır. Düşük yoğunluklardaki HF temasında acı hemen hissedilmeyebilir ve bu yüzden bulaşma şüphesi varsa, hızla müdahale çok önemlidir. HF bulunan ortamlarda çalışan kişilerin koruyucu donanımlar kullanması hayatidir; doğru malzemeden yapılmış eldivenler tercih edilmeli; kullanmadan önce yırtılma, aşınma olasılıklarına karşı kontrol edilmeli ve gerekli durumlarda değiştirilmelidir.

Hidroflorik Asit Sıçramalarına Su ve Kalsiyum Glukonat Jel İle Acil Müdahale

Su çok değerli bir çözeltidir. İlk yardımda sağladığı esas fayda ise mekanik yıkama, yani kimyasalın cilt ya da gözün yüzeyinden uzaklaştırılmasıdır. Bu işlem hemen başlatılmalıdır. Kurulan acil durum su duşları EN15154-1’e uygun ve dakikada 60 litre debiye sahip olmalıdır. Yıkamaya en az 15 dakika devam edilmelidir.

Bunların hepsi dokulara nüfuzu sınırlandırma çabalarıdır. Ardından cilde Kalsiyum Glukonat Jel uygulanarak florür iyonlarının vücut hücrelerindeki kalsiyum yerine şelatlaştıracakları başka bir kalsiyum kaynağı sağlanır. Parmak ve eller için hastanede Kalsiyum Glukonat cilt altına, damar içine ya da arter içine enjeksiyon yoluyla uygulanabilir.

Su Kullanımının Sınırlılıkları

HF sıçramalarına su ile müdahale ederken, ideal olarak 15 dakika boyunca dakikada 60 litre debi su kullanmak gerekir. Bu da (özellikle bedeninin büyük bir kısmı aside maruz kalmışsa ve uygulama yapılan ortam soğuksa) yaralıyı hipotermiye sokma riski yaratır. Ayrıca su ile yıkama sırasında ozmotik akış nedeniyle meydana gelen içeri yıkama etkisi kimyasalın cilt ya da gözlere nüfuzunu artırabilir.

Kalsiyum Glukonat Jel Kullanımının Sınırlılıkları

Kalsiyum Glukonat Jelin H+ iyonları üzerindeki etkisi çok düşük olup birden çok uygulama gerektirir ve bu da açık yaralarda daha fazla acı verebileceği gibi, jelle sağlanan kalsiyum ile; hücredeki kalsiyum arasında şelasyon değişimi olasılığı da söz konusudur.

Dikkat: Kalsiyum Glukonat Jel, kornea kalsifikasyonuna yol açabileceği için gözlerde kullanılmamalıdır.

Hidroflorik Asit Sıçramalarında En Etkili İlk Yardım Ürünü:

HEXAFLUORINE®

Hexafluorine®, cilt ve gözler için bir yıkama solüsyonudur. Mekanik yıkama kabiliyeti en az su kadar etkilidir, ancak hem H+ hem de Fiyonlarını çekip bağlayarak ve zararsız hale getirerek fiziksel olarak etki etme avantajına sahiptir. Bu aktif yıkama yeteneği, daha az yıkama solüsyonu ile güvenli fizyolojik doku pH'ına daha hızlı dönüş sağlar. Saldırgan kimyasalın şelasyonu nedeniyle ağrıda azalma ve ilk yardımın kazazede ve müdahale eden kişi için daha güvenli olmasını sağlayan bir ortam yaratır.

Hipertonik yapısı sayesinde dokunun iç kısmından dışına doğru akış sağlayarak asidin derinlere nüfuz etmesini engeller.

Hexafluorine® ilk dakika içinde kullanılırsa, lezyonlar gelişmeden önce kimyasal ortadan kaldırılabilir. Sıçramayı izleyen ilk dakikadan sonra kullanılırsa, lezyonun ilerlemesini sınırlar ve ikincil bakımın sağlanmasını kolaylaştırır.

Hexafluorine®, lokal olarak enjekte edilen % 2,5 Kalsiyum Glukonat çözeltisinden 100 kat daha etkili olan florür iyonlarını şelatlama özelliğine sahiptir.

Hexafluorine® hem H+ hem de florür F- iyonlarına etkisi ile, HF'in göz ve/ veya cilt dokusu üzerindeki korozif ve toksik etkisini gidererek eksiksiz güvenli yıkama sağlar.

Sonuç olarak; HEXAFLUORINE® solüsyonu ile acil durumu müdahalesi;

  • Lezyonların şiddetini azaltır.
  • Müdahale zamanını artırır.
  • Acil müdahalenin kolay ve güvenilir olmasını sağlar.
  • Kimyasal sıçramadan kaynaklı acıyı dindirir.
  • Her türlü koşulda kullanılabilir.
  • Hipotermi riskini ortadan kaldırır.

Hexafluorine® solüsyonu hakkında daha ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki sayfada bulabilirsiniz:

https://www.tolkim.com.tr/tr/urunler/isci-sagligi-ve-cevre-guvenligi/kimyasal-yanik-solusyonu-hexafluorine%C2%AE/

Ürünün kurumunuza tanıtılmasını istiyorsanız:

info@tolkim.com.tr adresinden ya da 0216 327 37 13 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Önceki Yazı

Gıda Üretim Tesislerinin Temizliğinde Kullanılan Kimyasalların Tehlikeleri

Sonraki Yazı

Fenol Nedir? Sıçraması Halinde Ne Tür Hasarlar Yaratır? Fenol Yaralanmalarında İlk Yardım Nasıl Yapılmalıdır?

No comments were found for this article. The article is closed to add comments.

Gelişmeleri takip etmek için listemize kayıt olun!